Tıbbi Birimler

Çocuk ve Ergenlerde Kaygı Bozuklukları

Çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarının başında kaygı bozuklukları gelmektedir (1). Çocukların %5 - %19’unda çeşitli kaygı bozuklukları gözlenmektedir. Okul başarısı, ölüm, aile bireylerinin kaybı, karanlık, öcüler-hayaletler ve sosyal ilişkiler ile ilgili endişeler normal gelişim sürecinde karşılaşılabilen kaygılardan birkaçıdır. Bu tür normal endişeler kısa sürelidir ve çocuğun günlük yaşamını ve işlevselliğini etkilemezler. Ancak bu korkular ve kaygılar belirgin bir sıkıntıya veya işlev kaybına neden olduğunda kaygı bozuklukları olarak kendilerini gösterirler. Çocuk ve ergenlerde özgül kaygı bozuklukları tek başlarına görülebileceği gibi diğer kaygı bozuklukları ile de sıklıkla bir arada görülmektedir. Kaygı bozukluklarını genel olarak aşağıdaki gibi sıralayabiliriz

  • Ayrılık Kaygısı Bozukluğu
  • Seçici Konuşmazlık
  • Özgül Fobi
  • Sosyal Anksiyete Bozukluğu
  • Yaygın Anksiyete Bozukluğu
  • Panik bozukluğu
  • Sınav ve performans kaygısı

KLİNİK

Kaygı bozukluğunda belirtiler kendini ruhsal ve bedensel olarak gösterir

Ruhsal belirtiler; Huzursuzluk, tedirginlik,  gerginlik, sıkıntı, dikkatini toplayamama, uyku problemleri, kolay irkilme, tetikte olma, sinirlilik, korku, kontrolünü kaybetme hissi,

Bedensel belirtiler; Ağız kuruması, kalp çarpıntısı, nefes darlığı, sık soluk alıp verme ihtiyacı, göğüste basınç, ağrı duyumları, uyuşmalar, halsizlik, yorgunluk, bulantı, kusma, ishal

Kaygısı olan hastalar kaygı ile karşılaşacağı durum ve ortamlardan kaçınma davranışı sergileriler. Bu kaçınma davranışları kaygının devam etmesindeki en önemli unsurdur. Hasta kaygılarından ne kadar çok kaçarsa kaygı o kadar çok devam eder.

TANI

Tanı ayrıntılı psikiyatrik muayene, ebeveyn ve öğretmenden alınan bilgiler, kaygı belirtilerin değerlendirmesi için kullanılan çeşitli ölçek ya da anketlerle ile konulmaktadır

TEDAVİ

Tedavisinde bazı ilaçlar da kullanılır. Bu ilaçlar genellikle tedaviye olumlu katkı sağlar; fakat her hastada işe yaramayabilir. Psikoterapi ile birlikte antidepresan ilaçların kullanımı çoğu hastada tedaviyi pozitif yönde etkiler. Fakat psikoterapi olmadan tek başına ilaç kullanımının uzun vadede yararı bulunmaz.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu sayfada, tedavi edici sağlık hizmetiyle ilgili bilgiler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.