Medical Point App
Medical Point Mph App Store
İndir

Sağlık Rehberi

Ürik Asit Nedir? Yüksekliği ve Düşüklüğü Nedir?

Ürik asit, vücudun doğal metabolik süreçleri sonucunda ortaya çıkan ve kanda belirli bir düzeyde bulunan bir maddedir. Özellikle hücrelerde bulunan pürinlerin parçalanması sırasında ürik asit oluşmaktadır. Oluşan ürik asidin önemli bir bölümü böbrekler tarafından süzülmekte ve idrar yoluyla vücuttan uzaklaştırılmaktadır. Ürik asidin üretimi ile vücuttan atılması arasındaki dengenin bozulması sonucunda kandaki ürik asit düzeyi yükselebilmekte veya normalin altında seyredebilme­ktedir.

Ürik asit yüksekliği tıbbi olarak hiperürisemi şeklinde adlandırılmaktadır. Hiperürisemi her zaman belirti veren bir hastalık anlamına gelmemektedir. Bununla birlikte uzun süre yüksek seyreden ürik asit düzeyleri bazı kişilerde ürat kristallerinin oluşmasına neden olabilmekte ve başta gut hastalığı olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendirilebilmektedir.

Ürik asit düşüklüğü ise hipoürisemi olarak tanımlanmaktadır. Yüksekliğe kıyasla daha az görülen bu durum çoğu zaman herhangi bir belirti oluşturmamaktadır. Ancak düşük ürik asit seviyesinin kalıcı olması durumunda altta yatan nedenin araştırılması gerekebilmektedir.

Ürik Asit Nedir?

Ürik asit, vücutta pürin adı verilen bileşiklerin parçalanması sonucunda meydana gelen bir metabolizma ürünüdür. Pürinler hem vücutta doğal olarak bulunmakta hem de bazı yiyeceklerle alınmaktadır. Hücrelerin yenilenmesi sırasında ortaya çıkan pürinlerin metabolize edilmesi sonucunda ürik asit meydana gelmektedir.

Normal şartlarda ürik asidin önemli bir bölümü böbrekler tarafından filtrelenerek idrarla dışarı atılmaktadır. Daha küçük bir bölümü ise bağırsaklar aracılığıyla uzaklaştırılmaktadır. Üretim miktarının artması veya böbreklerin ürik asidi yeterince atamaması durumunda kandaki ürik asit seviyesi yükselmektedir.

Ürik asit düzeyi kan testiyle ölçülebilmektedir. Gerekli görülen bazı durumlarda ürik asidin idrar yoluyla ne kadar atıldığının değerlendirilmesi amacıyla idrar testi de yapılabilmektedir. Özellikle ürik asit yüksekliğinin nedeninin araştırılması sırasında böbrek fonksiyonları, kullanılan ilaçlar, beslenme alışkanlıkları ve eşlik eden hastalıklar birlikte değerlendirilmektedir.

Tek başına yüksek ürik asit sonucunun gut hastalığı anlamına gelmediği bilinmelidir. Benzer şekilde düşük ürik asit değeri de tek başına ciddi bir hastalık bulunduğunu göstermemektedir. Laboratuvar sonucunun kişinin genel sağlık durumu ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.

Ürik Asit Normal Değerleri Ne Olmalı?

Ürik asit normal değerleri kişiden kişiye değişebilmektedir. Laboratuvarların kullandığı ölçüm yöntemlerine ve referans aralıklarına göre sonuçların değerlendirilmesi gerekmektedir. Bunun yanında kadın ve erkeklerde normal kabul edilen değerler arasında farklılık bulunabilmektedir.

Genel olarak kan ürik asit düzeyinin kadınlarda yaklaşık 3,0 ile 7,1 mg/dL, erkeklerde ise yaklaşık 4,0 ile 8,6 mg/dL arasında bulunabildiği kabul edilmektedir. Ancak bu değerler her laboratuvar için aynı olmayabilir. Bu nedenle kan tahlili sonucunda belirtilen laboratuvar referans aralığının dikkate alınması daha doğru olacaktır.

Gut hastalığı bulunan kişiler açısından ise yalnızca laboratuvarın normal aralığına bakılması yeterli değildir. Tedavi gören hastalarda ürik asit düzeyinin belirli bir hedefin altında tutulması amaçlanabilmektedir. Özellikle tekrarlayan gut atakları veya ürat kristallerinin birikimi bulunan kişilerde daha sıkı bir takip gerekebilmektedir.

Ürik asit değerinin değerlendirilmesi sırasında tek bir kan testi üzerinden kesin bir sonuca ulaşılması doğru değildir. Ölçüm sonucu; kişinin yaşı, cinsiyeti, böbrek fonksiyonları, kullandığı ilaçlar, beslenme düzeni ve mevcut sağlık sorunları dikkate alınarak değerlendirilmelidir.

Ürik Asit Yüksekliği (Hiperürisemi) Nedir?

Kandaki ürik asit seviyesinin normal kabul edilen referans aralığının üzerinde bulunmasına hiperürisemi adı verilmektedir. Hiperürisemi, vücutta ürik asidin fazla üretilmesi veya böbrekler tarafından yeterince uzaklaştırılamaması sonucunda meydana gelebilmektedir.

Böbrek fonksiyonlarının azalması ürik asit yüksekliğinin önemli nedenlerinden biri olabilmektedir. Bunun dışında aşırı kilo, alkol tüketimi, pürin açısından zengin beslenme, fazla miktarda fruktoz tüketimi ve bazı ilaçların kullanımı da ürik asit düzeyinin yükselmesine katkıda bulunabilmektedir.

Vücudun susuz kalması da kandaki ürik asit seviyesinin geçici olarak yükselmesine neden olabilmektedir. Ayrıca bazı metabolik hastalıklar, yoğun hücre yıkımı ve belirli tedaviler sırasında da ürik asit düzeyinde artış görülebilmektedir.

Hiperürisemi bulunan herkesin gut hastalığı geliştirmesi söz konusu değildir. Bazı kişilerde yüksek ürik asit düzeyine rağmen herhangi bir belirti görülmemektedir. Bu nedenle yalnızca yüksek bir laboratuvar sonucuna dayanılarak hastalık tanısı konulmaması gerekmektedir.

Ürik Asit Yüksekliği Belirtileri Nelerdir?

Ürik asit yüksekliği çoğu zaman doğrudan belirti oluşturmamaktadır. Hiperürisemi herhangi bir nedenle yapılan kan tahlili sırasında tesadüfen fark edilebilmektedir. Belirti ortaya çıkması genellikle ürik asidin eklemlerde veya böbreklerde kristal oluşumuna yol açmasıyla ilişkili olmaktadır.

Ürik asit kristallerinin eklem içerisinde birikmesi durumunda gut hastalığı gelişebilmektedir. Gut atağı sırasında özellikle ayak başparmağında ani başlayan şiddetli ağrı görülebilmektedir. Etkilenen eklemde şişlik, kızarıklık, ısı artışı ve belirgin hassasiyet de ortaya çıkabilmektedir.

Gut yalnızca ayak başparmağını etkilememektedir. Ayak bileği, diz, el bileği, parmaklar ve dirsek gibi eklemlerde de gut atağı görülebilmektedir. Ataklar genellikle aniden başlamakta ve özellikle gece saatlerinde belirginleşebilmektedir.

Ürik asit kristallerinin böbrek taşı oluşumuna katkıda bulunması durumunda ise bel veya böğür bölgesinde ağrı, idrarda kan, idrar yaparken rahatsızlık ve bulantı gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir.

Ani başlayan, şiddetli ağrıya eşlik eden kızarıklık ve eklem şişliği bulunduğunda yalnızca gut düşünülmemelidir. Özellikle ateş eşlik ediyorsa eklem enfeksiyonu gibi daha ciddi durumların dışlanması amacıyla tıbbi değerlendirme yapılması gerekmektedir.

Ürik Asit Yüksekliği Hangi Hastalıklara Yol Açar?

Uzun süre yüksek seyreden ürik asit, özellikle ürat kristallerinin oluşması açısından önem taşımaktadır. Bu kristallerin eklemlerde birikmesi sonucunda gut hastalığı gelişebilmektedir.

Gut hastalığı tekrarlayan ataklara neden olabilmektedir. Tedavi edilmediğinde veya yeterince kontrol altına alınmadığında eklemlerde kalıcı hasar meydana gelebilmekte, deri altında tofüs adı verilen ürat birikimleri oluşabilmektedir.

Yüksek ürik asit düzeyi böbrek taşı oluşumu ile de ilişkili olabilmektedir. Böbreklerde ürik asit kristallerinin birikmesi bazı kişilerde taş oluşumuna zemin hazırlayabilmektedir.

Bununla birlikte ürik asit yüksekliği ile bazı kronik hastalıklar arasında ilişki bulunması, yüksek ürik asidin doğrudan bu hastalıkların nedeni olduğu anlamına gelmemektedir. Örneğin böbrek fonksiyonlarının bozulması hem ürik asit düzeyinin yükselmesine hem de farklı sağlık sorunlarının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Bu nedenle ürik asit yüksekliği tespit edildiğinde yalnızca ürik asit değerinin düşürülmesine odaklanılmaması, altta yatan nedenin araştırılması gerekmektedir.

Ürik Asit Yüksekliği Nasıl Tedavi Edilir?

Ürik asit yüksekliğinin tedavisi, kişide gut hastalığı veya başka bir sağlık sorunu bulunup bulunmadığına göre değişmektedir. Her yüksek ürik asit değerinde ilaç tedavisi uygulanması gerekmemektedir.

Belirti göstermeyen hiperürisemide öncelikle yüksekliğin nedeni araştırılmaktadır. Kullanılan ilaçlar, böbrek fonksiyonları, beslenme alışkanlıkları, alkol tüketimi, vücut ağırlığı ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilebilmektedir.

Gut hastalığı bulunan ve ürik asit düşürücü tedaviye ihtiyaç duyulan kişilerde hekim tarafından uygun ilaç tedavisi planlanabilmektedir. Allopurinol ve febuksostat gibi ilaçlar ürik asit üretimini azaltmak amacıyla kullanılabilmektedir. Bazı hastalarda ürik asidin böbreklerden atılımını artıran ilaçlardan da yararlanılabilmektedir.

İlaç tedavisinin amacı yalnızca kısa süre içerisinde ürik asit değerini düşürmek değildir. Gut hastalarında uzun vadede ürat kristallerinin çözülmesi ve yeni gut ataklarının önlenmesi hedeflenmektedir. Bu nedenle tedavi sırasında kan ürik asit düzeyleri belirli aralıklarla kontrol edilebilmekte ve ilaç dozları sonuçlara göre hekim tarafından düzenlenebilmektedir.

Ürik asit düşürücü ilaçların doktor önerisi olmadan başlanması veya bırakılması uygun değildir. Özellikle böbrek hastalığı bulunan, başka ilaçlar kullanan veya daha önce ciddi ilaç reaksiyonu yaşamış kişilerde tedavi planının kişiye özel olarak oluşturulması gerekmektedir.

Ürik Asit Diyetinde Nelere Dikkat Edilmeli?

Ürik asit yüksekliği bulunan kişilerde beslenme düzeninin gözden geçirilmesi önerilebilmektedir. Özellikle pürin açısından zengin bazı besinlerin aşırı tüketilmesi kandaki ürik asit seviyesini artırabilmektedir.

Kırmızı et, sakatat ve bazı deniz ürünlerinin aşırı tüketiminden kaçınılması gerekebilmektedir. Bunun yanında bira başta olmak üzere alkollü içeceklerin tüketiminin sınırlandırılması önem taşımaktadır.

Şekerle tatlandırılmış içecekler ve yüksek miktarda fruktoz içeren ürünler de ürik asit metabolizmasını olumsuz etkileyebilmektedir. Bu nedenle özellikle düzenli ve yüksek miktarda tüketilen şekerli içeceklerin azaltılması yararlı olabilmektedir.

Aşırı kilolu kişilerde kontrollü ve sağlıklı şekilde kilo verilmesi de ürik asit yönetimine katkı sağlayabilmektedir. Ancak hızlı kilo kaybı ve uzun süreli açlık gibi yöntemlerin tercih edilmemesi gerekmektedir. Hızlı kilo kaybı bazı durumlarda ürik asit seviyesinin geçici olarak yükselmesine neden olabilmektedir.

Yeterli sıvı tüketimi de böbreklerin ürik asidi idrar yoluyla uzaklaştırmasına destek olabilmektedir. Bununla birlikte kalp veya böbrek hastalığı gibi sıvı alımının sınırlandırılmasını gerektiren bir durum bulunuyorsa sıvı tüketimi konusunda doktorun önerilerine uyulmalıdır.

Beslenme düzenindeki değişiklikler bazı kişilerde ürik asit seviyesinin düşmesine yardımcı olabilmektedir. Ancak özellikle gut hastalığında yalnızca diyetle tedavinin sağlanması her zaman mümkün değildir. Hekim tarafından gerekli görülen ilaç tedavisinin beslenme değişiklikleriyle değiştirilmemesi gerekmektedir.

Ürik Asit Düşüklüğü (Hipoürisemi) Nedir?

Kandaki ürik asit düzeyinin belirgin şekilde düşük olması hipoürisemi olarak adlandırılmaktadır. Düşük ürik asit seviyesi, yüksek ürik asit kadar sık karşılaşılan bir durum değildir.

Hipoürisemi çoğu kişide herhangi bir belirtiye neden olmamaktadır. Düşük değerler kan tahlili sırasında tesadüfen fark edilebilmektedir. Ancak ürik asit seviyesinin sürekli olarak düşük bulunması durumunda nedeninin araştırılması gerekebilmektedir.

Bazı ilaçlar ürik asit seviyesinin düşmesine neden olabilmektedir. Bunun yanında böbreklerin ürik asidi normalden fazla miktarda idrarla atması, bazı böbrek tübül hastalıkları, beslenme sorunları ve nadir görülen genetik hastalıklar da düşük ürik asit seviyesine yol açabilmektedir.

Çok düşük ürik asit seviyelerinin bazı nadir durumlarda böbrek taşı veya yoğun fiziksel egzersiz sonrasında böbrek fonksiyonlarında geçici bozulma gibi sorunlarla ilişkili olabildiği bilinmektedir. Bu nedenle özellikle sürekli düşük sonuçlar elde edilmesi durumunda altta yatan nedenin değerlendirilmesi önem taşımaktadır.

Ürik Asit Kaç Günde Düşer?

Ürik asidin kaç günde düşeceği kişiden kişiye değişmektedir. Bu nedenle herkes için geçerli olan belirli bir süre bulunmamaktadır.

Ürik asit yüksekliğinin nedeni, başlangıçtaki değer, böbreklerin çalışma durumu, beslenme düzeni, alkol tüketimi, kullanılan ilaçlar ve uygulanan tedaviye verilen yanıt düşüş süresini etkileyebilmektedir.

Beslenme düzeninde yapılan değişiklikler sonucunda ürik asit seviyesinde azalma görülebilmekle birlikte bunun ne kadar sürede gerçekleşeceği önceden kesin olarak belirlenememektedir. Gut hastalığında ilaç tedavisi uygulanıyorsa ürik asit düzeyinin hedeflenen seviyeye ulaşması için tedavinin belirli bir süre devam ettirilmesi ve kan testleriyle izlenmesi gerekebilmektedir.

Bu nedenle "ürik asit 3 günde düşer" veya "ürik asit bir haftada kesin normale döner" şeklinde kesin süreler verilmesi doğru değildir. Özellikle reçeteli ilaç kullanan kişilerin kan tahlili sonuçlarına göre ilaç dozunu kendi başına değiştirmemesi gerekmektedir.

Ürik asit seviyesinin düşürülmesinde amaç yalnızca tek bir tahlil sonucunu değiştirmek değil, gerekli durumlarda uzun vadeli olarak sağlıklı bir ürat düzeyinin korunmasını sağlamaktır.

Ürik Asit Testi İçin Hangi Doktora Gidilmeli?

Ürik asit testi için öncelikle aile hekimine veya iç hastalıkları uzmanına başvurulabilmektedir. Gerekli görülmesi durumunda kan ürik asit düzeyi ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmeye yönelik testler yapılabilmektedir.

Ürik asit yüksekliği ile birlikte tekrarlayan eklem ağrıları, eklem şişliği veya gut atağına benzer şikâyetler bulunuyorsa romatoloji uzmanının değerlendirmesine başvurulabilmektedir. Özellikle tekrarlayan gut ataklarında, eklemlerde ürat birikimi düşünüldüğünde veya tedaviye rağmen ürik asit seviyesinin kontrol altına alınamadığı durumlarda romatoloji takibi önem taşımaktadır.

Böbrek taşı, böbrek fonksiyonlarında bozulma veya ürik asidin böbreklerden atılımıyla ilgili bir problem düşünülüyorsa nefroloji uzmanına başvurulması gerekebilmektedir.

Düşük ürik asit seviyelerinde ise kullanılan ilaçlar, böbrek fonksiyonları, beslenme durumu ve eşlik eden hastalıklar değerlendirilerek gerekli görülmesi halinde ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirme yapılabilmektedir.

Ürik asit değerinin yüksek veya düşük çıkması tek başına bir hastalık tanısı koydurmamaktadır. Tahlil sonucunun kişinin şikâyetleri, tıbbi geçmişi, kullandığı ilaçlar ve diğer laboratuvar sonuçları ile birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle ani ve şiddetli eklem ağrısı, belirgin eklem şişliği, ateş, böğür ağrısı veya idrarda kan gibi belirtiler ortaya çıktığında sağlık kuruluşuna başvurulması önem taşımaktadır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu sayfada, tedavi edici sağlık hizmetiyle ilgili bilgiler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.