Sağlık Rehberi

Karaciğer Nakli

27 Mayıs 2023 SAĞLIK
Karaciğer Nakli

Karaciğer yetmezliği olan hastalar için dünyada bilinen en iyi tedavi karaciğer naklidir.

Her gün dünyada birçok insan karaciğer nakli ile yaşama devam etme şansını yakalayıp, sağlıklı bir şekilde yaşantılarına geri dönmektedirler. Son yıllarda karaciğer naklinin başarısı hızla artmıştır. Yeni çıkan ilaçlarla ve cerrahi tekniğin gelişmesi ile nakilden sonra hastaların yaşam oranı ve kalitesi artmıştır.

Bu rehber size ve ailenize kadavra vericili ve canlı vericili karaciğer nakli hakkında bilgi vermektedir. Yeni yaşam biçiminizde değiştirmeniz gereken ve dikkat edeceğiniz tüm hususlar ayrıntıları ile anlatılmıştır.

Hepinize yeni yaşamınızda mutluluklar dileriz

 

KARACİĞER

Karaciğer, vücudumuzdaki en büyük organdır. Karnınızın sağ üst tarafında, alt kaburgaların arkasında ve akciğerlerin aşağısındadır. Karaciğerin birçok işlevi vardır.

Bunlardan bazıları şunlardır:

  • Yediklerinizi vücudunuzun kullanabileceği besin maddelerine çevirir. (Örneğin nişastayı şekere çevirir, yağların hazmı için safra üretir)
  • Kan pıhtılaştırıcı faktörleri, enzimleri ve diğer proteinleri üretir
  • Demir, vitamin ve enerji kaynaklarını depolar (örneğin yağlar ve şekeri)
  • Vücudunuza zararlı olabilecek ilaç ve alkol gibi toksik maddeleri temizler.

 

Karaciğer Hastalığı

Karaciğerin kendini birçok hastalıktan sonra yenileyebilecek dikkate değer bir kapasitesi vardır. Fakat bazı durumlarda, karaciğer geri dönülemez bir biçimde zarar görür. Bu, kalıtsal anormalliklerin, aşırı alkol ve ilaç kullanımı, kanser ya da hepatite sebep olan bulaşıcı virüslerin sonucunda olabilir. Karaciğerin sertleşerek küçülmesi ve üzerinde irili ufaklı şişliklerin oluşması[1]na siroz adı verilir. Karaciğer sirozu, kanama, sarılık, karında su toplanması [asit], enfeksiyon ve toksik atıkların birikmesi ile koma gibi ölümcül sonuçlara yol açabilir. Bu noktada hayat kurtarıcı tek seçenek hastalıklı karaciğerin alınıp yerine sağlıklı bir karaciğer nakletmektir. Ancak bu şekilde yapılan organ nakli ile hastanın hayatı kurtulabilir.

Karaciğer hastalığının en belirgin özelliklerinden biri sarılıktır (gözlerin ve derinin sararması). Sarılığa kanda fazla miktarda safra ürünlerinin birikmesi sebep olur.

  • Koyu renkli idrar
  • Bilinç bulanıklığı veya koma
  • Kan kusma
  • Vücutta kolayca morluklar oluşması ve kanamaya eğilim
  • Gri ya da kil rengi dışkılar (Cam macunu gibi)
  • Karında su toplanması (asit)
  • Aşırı halsizlik
  • Uykuya eğilimlilerde titreme karaciğer hastalığının belirtileridir.

Karaciğer Hastalığı:

  1. Sarılık
  2. Karında su toplanması
  3. Kanama
  4. Bilinç bulanıklığı-koma ile seyreder

 

KARACİĞER TRANSPLANTASYONU

Size veya çocuğunuza doktorlar tarafından karaciğer nakli gerektiği söylendikten sonra önünüzde iki yol vardır:

  1. Kadavradan Karaciğer Nakli
  2. Canlı Akraba Vericili Karaciğer Nakli

 

Kadavradan Karaciğer Nakli:

Trafik kazası, beyin kanaması, beyin tümörü veya kalp krizi sonrası beyin ölümü gelişen kişilerin ailelerinin organlarını bağışlaması sonrası gerçekleşebilir. Yapılan incelemeler organ veren hastanın herhangi bir bulaşıcı hastalık, kanser veya karaciğer hastalığına sahip olmadığını göstermelidir. Uygun şartlarda çıkartılan ve özel koruma sıvılarında korunan karaciğerin ölen kişiden alındıktan sonra en geç 24 saat içinde takılması gerekmektedir. Maalesef ülkemizde kadavradan organ bağışı son derece az olduğu için uzun bekleme listeleri vardır. Kadavra organ bekleme listesinde iseniz size 24 saat ulaşılabilecek telefonunuzu [tercihen cep telefonu] yanınızdan ayırmamalısınız.

Kadavra listesine kayıt olmak için; öncelikle bir organ nakli merkezine başvurarak Organ Nakli Koordinatörü ile görüşme yapılmalıdır. Görüşmeye gelirken bazı tetkiklerinizi yanınızda getirmeniz işlemlerinizi daha kolaylaştıracaktır (kimlik, kan gurubu, epikriz vb.). Görüşme sonrasında Organ Nakli Koordinatörü, bekleme listesine kaydınız için gereken testler, tıbbi görüntülemelerin organizasyonunu gerçekleştirirken; bu süreç boyunca size rehberlik edecektir.

Bu sebeple Organ Nakli Merkezine bildirmeniz gereken durumlar şunlardır:

  • Herhangi bir sebeple hastaneye yatarak tetkik veya tedavi alındığında
  • Herhangi bir enfeksiyon hastalığınız tespit edildiğinde
  • Kan veya kan ürünü alınması gerektiğinde
  • Adres veya telefon numarası değişikliği olmuş ise
  • Uzun süreli şehir dışında bulunmanız gerekiyorsa

Nakil Merkezini Değiştirmek İsteyen Hastalar

Karaciğer bekleyen hastalar Ulusal Organ Nakli Bekleme Listesine sadece tek bir merkezden kaydedilmektedirler. Ancak hastalar bu listeye girecekleri merkezi seçmekte serbesttir ve istedikleri zaman Ulusal listede kayıtlı olduğu merkezi değiştirebilmektedirler. Kaydını başka bir nakil merkezine aldırmak isteyen hastaların karaciğer nakli olmayı tercih ettikleri nakil merkezi[1]nin Organ Nakli Koordinatörüne başvurmaları yeterlidir. Burada ilgili merkeze verecekleri bir dilekçe ile merkez değişikliği isteklerini Bakanlığa bildirilmesi sonrası listede merkez değişikliği yapılmaktadır.

 

Canlı Akraba Vericili Karaciğer Nakli

Karaciğer hastalığı olan ve organ nakli ihtiyacı bulunan kişilerin akrabalarından alınan parça karaciğer ile gerçekleşen ameliyat biçimidir. Anne, baba, kardeş, eş veya diğer yakın ve akrabaların gönüllü olması gerekir. Bu gönüllü kişide yapılan tüm testler kişinin karaciğerinin parçasını vermesinde bir sakınca olmadığını göstermesi gerekir.

Bu testler iki yöndedir:

  1. Organ bağışlayan kişinin herhangi bir zarar görmemesi için tüm sistemlere yapılan inceleme[1]ler. Kalp, akciğer, sindirim sistemi gibi tüm organlar ve ruhsal durum.
  2. Karaciğere yönelik incelemeler. Bu incelemeler içinde karaciğerin haritası diyebileceğimiz tüm yapısal özelliklerine, atardamar, toplardamar ve safra yollarına bakılır.

Eğer tüm incelemeler uygunsa gönüllü kişinin organ bağışlamasında bir sakınca olmadığına karar verilir.

 

Karaciğer Vericileri İçin Gerekli Bilgiler

Sevdiğiniz birine iyilik yapabilmek, ona hastalığından kurtulma şansı vermek, onu hayata döndürmek çok güzel bir duygudur. Üstelik bunu kendi organınızın bir parçasını vererek sağlamanın mutluluğu hiçbir şey ile kıyaslanamaz.

Bu güzel duyguya rağmen karaciğerinizin bir parçasını vermek düşüncesi sizi ilk anda tedirgin edebilir. İlerdeki yaşamınızda kendi sağlığınızı nasıl etkileyebileceğine dair endişelere kapılabilirsiniz. Unutmayınız ki karaciğeri veren kişinin karaciğeri ameliyattan hemen sonra hızla büyümeye başlar ve yaklaşık 3 ay sonra ameliyattan önceki eski büyüklüğüne ulaşır.

Aynı şekilde karaciğer alıcısının aldığı parça da büyüyerek 3 ay içinde hemen hemen hastanın normal karaciğer boyutlarına ulaşır. Karaciğerinizin bir parçasını bağışlamaya karar verdiğinizde öncelikle sizin sağlığınızın zarar görmemesi için çok ayrıntılı incelemeler yapılacaktır. Bu incelemeler sırasında size zarar verebilecek en ufak bir şüphe duyulursa organ bağışınız kabul edilmeyecek, durum size ve yakınınıza bildirilecektir. Bundan sonra yapılması gereken yeni bir gönüllü donör bulunması olacaktır.

 

Karaciğer Vericisine Yapılan Tetkikler

  1. Tüm kan ve idrar testleri
  2. Tümör markerleri (belirleyicileri)
  3. Karaciğer testleri
  4. Viral hepatit testleri
  5. Bulaşıcı hastalık (AİDS vb.… gibi) testleri
  6. Akciğer grafisi
  7. Kalp grafisi, gerekirse ekokardiyografi
  8. Karın ultrasonu
  9. Karaciğer damarları için doppler ultrason

1O. Karaciğer hacmi için spiral tomografi

  1. Safra yolları için manyetik rezonans kolanjiografi
  2. Karaciğer damarları için anjiografi (gerekirse)

 

Karaciğer bağışlamanız için alt sınır 18 üst sınır 60 yaştır. Bu konuda bir kesinlik olmamakla beraber 60 yaş üzerinde görülen problemler bu ameliyata engel teşkil edebilir. Karaciğer nakli yapılabilmesi için gerekli ilk şart kan grubu uyumudur. Aşağıdaki tablo durumu özetlemektedir.

* Rh faktörü organ naklinde önem taşımaz.

* Bazı özel durumlarda ve küçük bebeklerde kan grubu uyumu olmadan da karaciğer nakli gerçekleştirilebilir.

 

Hastaneye Gitmeden Önce

 

Evde önceden hazırlanmış bir bavul bulundurmanız iyi bir fikirdir; böylece hastaneye gitmeden önce hiç zaman kaybetmemiş olursunuz. Bavulunuzda şu eşya ve giysileri bulundurmalısınız:

 

  • Pijama
  • Terlikler
  • Gecelik
  • Birkaç iç çamaşırı
  • Rahat giysiler, tişörtler ve çoraplar
  • Kişisel bakım çantası (tıraş takımları, diş fırçası vs.)
  • Kitaplar

Donör organı beklerken bir dişçiye gidip dişlerinizi göstermenizde fayda vardır; böylece hastalıklı dişleriniz tedavi edilebilir. Bu, ameliyat sonrası olası enfeksiyon kaynaklarını azaltmaya yardım eder. Eğer akrabanızdan karaciğer parçası alıyorsanız hem alıcı hem de verici birkaç gün önce hastaneye yatacaktır. İki kişi için de yukarıda yazılı malzemeler ayrı ayrı gerekir.

 

Ameliyata Hazırlanmak

Hastaneye geldiğinizde size bazı testler yapılacaktır. Bunlar ameliyata hazırlanmanın alışılagel[1]miş kısmıdır ve o anda belirgin olmayan enfeksiyonları keşfetmeye yöneliktir. Genel bir fiziksel muayeneden geçecek ve idrar ve kan örnekleri vermeniz istenecektir.

Transplantasyon cerrahı ve anestezist, ameliyat sürecini ve karşılaşabileceğiniz riskleri anlat[1]mak üzere sizinle görüşecektir. Ameliyata onay verdiğinize ilişkin bir form imzalamanız istenecektir.

 

Organ nakli koordinatörü sizi çağırdıktan sonra

O andan itibaren:

  • Hiçbir şey yiyip içmeyin
  • Sigara içmeyin
  • Derhal hastaneye gidin
  • Sakin olun!

 

Ameliyat Prosedürü

Kadavradan karaciğer nakli cerrahi tekniğinin esasları 25-30 yıl önceye dayanır. Cerrahi teknik, geçen yıllar içinde iyice geliştirilmiş ve başarı oranlan artmış, komplikasyonlar azalmıştır. Yine de oldukça zor bir ameliyat olup ortalama 6 -12 saat arası sürer.

Hasta karaciğer tamamı ile çıkarılıp yerine sağlam karaciğer konulur. Hasta karaciğer dört ana kan damarından kesilmeli; karaciğerden bağırsaklara taşıyan ve safra kanalı olarak bilinen tüp bağırsaklardan ayrılmalıdır. Yeni karaciğer daha sonra yerine yerleştirilir ve ameliyatın tamamlanması için ana kan damarlarıyla safra kanalı yeniden birleştirilir.

Canlı karaciğer nakli ise son yıllarda uygulanmaya başlamış ve son 10 yıl hızla yaygınlaşmıştır. Bu ameliyatta karaciğeri çıkaran ve karaciğeri takan iki ekip genellikle beraber ve aynı anda çalışır. Akrabadan alınan karaciğer parçası alıcının karın ana toplardamarı (vena cava) korunarak çıkartılan hasta karaciğerinin yerine yerleştirilir. Cerrahi teknik olarak kadavra ameliyatlarından çok daha zor bir tekniktir. Ayrıca çok küçük olan atardamarın dikilmesi için mikro cerrahi teknikleri ve ameliyat boyunca yapılan ultrason incelemeleri için uzman radyologlar da gereklidir. Canlı karaciğer ameliyatı 8-16 saat arası sürer. Verici ameliyatı süresi ise 4-6 saattir. Bu son aşamada bile donör organın uyumsuz olması veya başka komplikasyonlar nedeniyle ameliyat iptal edilebilir ya da ertelenebilir.

T-Tüpün Yerleştirilmesi ve Safra Boşaltımı

Cerrahınız, safra kanalına T-tüpü adı verilen küçük bir tüp bağlamayı gerekli görebilir. T-tüpü safranın vücudunuzdan dışarıya küçük bir torbaya boşalmasını sağlar. Böylece, rengi koyu altından koyu yeşile değişen renklerde olan safranın miktarı ölçülebilir. Bir T-tüpü takıldıktan sonra bir hafta - on gün, belki de daha uzun bir süre safra torbasına bağlı kalabilir. Genellikle onuncu gün çekilen T-tüpü filminde (T-kolanjiografi) darlık veya safra kaçağı yoksa T-tüpü bağlanır veya kapatılır. Yaranın iyileşmesi ve özel testlerin yapılabilmesi için genellikle 3-6 ay, bazen de daha uzun bir süre yerinde kalabilir.

T-tüpü deriye bir dikiş ile bağlanır ve tüp etrafındaki tampon kirlenir veya ıslanırsa değiştirilme[1]si gerekir. Size hastaneden çıkmadan T-tüpünün etrafındaki tamponu nasıl değiştirebileceğiniz gösterilecektir veya hastane ziyaretlerinizde bu işlem yapılacaktır.

Ameliyattan Sonra

Ameliyattan sonra yoğun bakım ünitesine alınacak ve solunum cihazına bağlanacaksınız. Eğer her şey iyi giderse, 24-48 saat içinde solunum makinesi yavaş yavaş devreden çıkarılabilir, ancak gerekirse solunum cihazı daha uzun süreler kalabilirsiniz.

T-tüpünün yanısıra, ameliyat sonrası dönemde karnınızda başka boşaltım tüpleri de olabilir. Bu tüpler karaciğerinizin etrafındaki sıvıları boşaltmakta kullanılır ve genellikle evinize gitmeden önce çıkarılır.

Yoğun bakımda birkaç gün geçirdikten sonra, eve gitmenize izin verilmeden önce büyük olasılıkla organ nakli servisinde iki üç haftalık iyileşme döneminizi geçireceksiniz. Bu süre boyunca, yüksek ateş, ağrılar, sarılık, sıvı birikimi, ilaç yan etkileri ve artan karaciğer fonksiyonları gibi vücudun organı reddettiğine dair işaretler açısından izleneceksiniz. Bu ameliyat sonrası iyileşme dönemi, yoğun fiziksel ve zihinsel rehabilitasyonu kapsar ve bu dönemde göstereceğiniz çaba, en kısa zamanda tekrar ayağa kalkmanızda etkili olacaktır.

Karaciğer Biyopsileri

Transplantasyon ekibiniz, eğer gerekli görülürse, iyileşmenizi izleyebilmek için yeni karaciğerinizden doku örnekleri alabilir. Bu işleme biyopsi adı verilir ve genellikle organ reddinin, sarılığın, enfeksiyonun ve diğer olası sorunların kontrol edilmesi için uygulanır. Biyopsiler hastanede yatarak ya da poliklinikte yapılabilir. Biyopsiden önce karnınızın sağ tarafından bir uyuşturucu enjekte edilecektir (lokal anestezi). Daha sonra özel bir iğne ile karaciğer dokusundan mikros[1]kopla incelenmek üzere küçük bir örnek alınır. Bu prosedürden sonra en az bir saat boyunca yan yatmanız ve yaklaşık 4 saat boyunca yataktan çıkmamanız gerekir.

Hastane Sonrası Poliklinik Kontrolleri

Hastaneden çıkmanızdan sonraki ilk aylarda poliklinik izlemleri için haftada bir ya da iki kez transplantasyon ünitesine gelmeniz gereklidir. Bu poliklinik kontrollerinin amacı iyileşmenizi izlemek ve herhangi bir olası komplikasyonu teşhis etmektir. Her ziyaretinizde karaciğer fonksiyonunuz dikkatle değerlendirilecek ve muayeneden geçeceksiniz; böylelikle, herhangi bir enfeksiyon varsa belirlenebilecektir.

Bir kan örneği vermeniz istenecektir; böylece kanınızda dolaşan tacrolimus ya da siklosporin düzeyleri ölçülebilecek ve buna göre ilaçlarınız belirlenecektir. Aşırı dozda ilaç alımı yüksek düzeyde bağışıklık baskılanmasına ve daha yüksek enfeksiyon riskine yol açabilir; düşük dozda alınması halinde ise nakledilen karaciğerinizin reddine neden olabilir. Enfeksiyon ve organ reddi riski azaldıkça, poliklinik kontrollerinizin sıklığı da düşecektir.

Bu izleme ziyaretlerinin amacı iyileşmenizi izlemek ve herhangi bir olası komplikasyonu teşhis etmektir

 

  • Kan testinin hemen öncesinde, bağışıklık baskılayıcı ilaçlarınızı almayınız, çünkü bunlar sonuçlarınızı etkileyecektir. (Steroid hariç)
  • Her kontrol ziyaretinize yanınızda ilaç listeniz getiriniz.

 

  1. HASTANE SONRASI BAKIM

Şimdiye kadar transplantasyon ünitesindeki tıbbi ekibinin özenli bakımı altındaydınız, fakat şimdi hastaneyi terk etme vakti... Artık bundan sonraki bakımınızdan büyük ölçüde siz sorumlu[1]sunuz; ama unutmayın ki, herhangi bir sorunla karşılaşmanız halinde nakil ekibi size yardım etmek için hala orada ...

Ameliyat Yarasının Bakımı

Ameliyat yarasını temiz tutunuz. Eğer kızarıklık, şişlik ya da sıvı oluşumu görürseniz, hemen doktorunuzu haberdar ediniz.

T-Tüpünün Bakımı Safranın boşaltımı için yerleştirilmiş bir T-tüpünüz varsa, T-tüpünün girdiği bölgede derinin enfekte olması mümkündür.

Yapmanız gerekenler:

  • Tüpün etrafındaki alanı temiz tutunuz.
  • Yaraya zarar verebilecek ya da T-tüpünü yerinden çıkartabilecek şiddetli hareketlerden kaçınınız.

Ateşinizi İzlemek

Kendinizi ateşli hisseder, titremeniz olur ya da bir rahatsızlık duyarsınız veya vücudunuzun herhangi bir yerinde ağrı veya acı hissedersiniz ateşinizi kontrol ediniz. Bu, bir enfeksiyonun ya da ret sürecinin ilk işareti olabilir. Ateşiniz bir günden fazla süre 38°C'nin üstünde olursa, hemen nakil ekibiniz ya da doktorunuzla temasa geçiniz. Doktorunuzun izni olmadan hiçbir ilaç kullanmayınız.

Kan Basıncı ve Nabız

Hemşireniz, kan basıncınızı ve nabzınızı nasıl ölçeceğinizi öğretecektir. Normal kan basıncınızı ve nabzınızı bilmeniz önemlidir. Böylece değerlerden bir farklılık görürseniz, bunu doktorunuza bildirebilirsiniz.

 

Aşağıdakileri fark ettiğinizde hemen doktorunuzu ya da nakil ekibinizi arayınız:

  • T-tüp çevresindeki deride kızarıklık
  • T-tüpü bölgesinde ısınma
  • Bu bölgeden akıntı
  • T-tüpüne bağlanan dikişin kopması
  • T-tüpünün görünebilir uzunluğunda bir değişiklik

Diş Bakımı

Yumuşak bir diş fırçası kullanmalısınız. Böylece diş etlerinize zarar vermezsiniz. Her yemekten hemen sonra dişlerinizi fırçalayınız ve bir antiseptik ağız yıkama ürünüyle ağzınızı yıkayınız. Takma dişiniz varsa her yemekten sonra bunları iyice temizleyiniz.

Enfeksiyonları ve çürükleri engellemek amacıyla düzenli olarak her altı ayda bir genel kontrol yaptırmak üzere dişçiye gitmek önemlidir. Dişlerinizle ilgili ciddi sorunlarınız yoksa, ameliyattan sonraki ilk altı ayda dişçiye gitmemelisiniz. Karaciğer naklinizin gerçekleştirilmesinin üzerinden ne kadar süre geçmiş olursa olsun, herhangi bir diş operasyonundan 24 saat önce başlayıp operasyondan 48 saat sonraya kadar antibiyotik almalısınız. Bu tür tedaviye profilaksi (önlem) denilir ve hangi antibiyotiği almanız gerektiğini doktorunuz size söyleyecektir. Enfeksiyonları ve çürükleri engellemek amacıyla düzenli olarak dişçiye gidilmelidir.

Genel Vücut Temizliği

Enfeksiyon riskinin düşük tutulmasına yardım etmek için iyi bir kişisel temizlik standardını sürdürmek önemlidir. Aşağıdaki noktalara dikkat ediniz:

  • Düzenli olarak yıkanınız.
  • Elinizi yıkarken kalıp sabun yerine sıvı sabun kullanınız.
  • El ve yüz havlularını günlük olarak değiştiriniz.
  • Yemeklerden önce ve tuvaletten sonra her zaman ellerinizi yıkayınız.
  • Bir tırnak fırçasıyla tırnaklarınızı iyice temizleyiniz.

Kan bakteriler için ideal bir büyüme ortamı olduğu için, adet günlerinde kadınlar, ped ve tamponlarını düzenli olarak değiştirmelidir. Hiçbir genital temizlik ürünü kullanmayınız. Bunlar, vajinada normal olarak bulunan mikroorganizmaları yok ederek enfeksiyon riskini artıran dezenfektanlar içerir. Yumuşak sabun ve suyla düzenli yıkanmak yeterlidir.

 

Deri ve Saç Bakımı

Kortizon yüzünüzde, göğsünüzde, omuzlarınızda ya da sırtınızda sivilcelere sebep olabilir. Eğer sivilce oluşursa, bu bölgeyi günde üç kez yumuşak bir antibakteriyel sabunla yıkayınız ve derinizi sabundan tümüyle duruladığınızdan emin olunuz. Etkilenen bölgeyi ovmaktan kaçınınız ve sivilceyi kapatmaya yönelik ilaçlı kozmetikler kullanmayınız; çünkü makyaj yapmak sivilcenin yok olmasına engel olacaktır. Ağır ve enfekte olmuş sivilcenin bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi gerektiğini hatırlayınız. Eğer sivilce sorununuz şiddetle devam ederse, tavsiye için doktorunuz ya da nakil koordinatörünüz ile bağlantıya geçiniz.

Ağır ve enfekte olmuş sivilcenin bir dermatolog tarafından tedavi edilmesi gerektiğini hatırlayınız. Eğer deriniz çok kurursa, bu bölgeleri yıkamaya geçici olarak son veriniz ki deri kendi doğal nemine dönebilsin. Yumuşak bir sabun kullanıp ve banyo sonrasında vücut kremi uygulayınız. Kortizon muhtemelen saçınızı etkileyecektir. Kalıcı saç boyaları, hafif boyalar, jöleler ve sarartı[1]cılar saçınızın nazikleşmesine ve kırılmasına yol açabilir, bunları dikkatli kullanınız. Saçınızda iyi bir nemlendirici kullanmanız saçınızı güçlendirecektir.

 

İstenmeyen Tüy Büyümesi

lmmunsupresif [Bağışıklığı baskılayıcı) ilaçların bazılarının yan etkilerinden biri de yüz tüyleri[1]nin büyümesi ve sıklaşmasıdır. Kadınlar ve çocuklarda bu durum üzücü olabilir, ancak hiçbir şekilde bağışıklığı baskılayıcı ilaçları almayı kesmemeniz gerekir. Tüy dökücü [depilatuar] bir krem kullanınız veya özel bir solüsyonla tüyleri sarartınız. Fazla tüyün alınmasında ağda da etkili olur. Eğer tüy büyümesi aşırı bir hal alırsa, tavsiye için doktorunuzla bağlantı kurunuz.

 

Güneşe Çıkma

Çok fazla güneş herkes için zararlıdır. Güneş ışığındaki morötesi ışınlar cildin erken yağlanması[1]na, güneş yanığına ve deri kanserine sebep olabilir. Nakil hastaları deri kanserine yakalanmada daha yüksek risk taşırlar, çünkü bağışıklık sistemleri deriye nüfuz eden morötesi ışının yol açtığı zararın tamamını gideremez. Sonuç olarak, aşağıdaki basit kuralları uygulayarak derinizi daima güneşten korumalısınız:

  • Güneş ışınlarının en kuvvetli olduğu gün ortası (saat 10'dan saat 15'e kadar) güneşinden kaçınınız. Mümkün oldukça gölgede oturmaya gayret ediniz.
  • Dışarıda olduğunuz sürece ve güneş kremi sürmemiş olduğunuz zamanlarda, bir şapka, uzun kollu giyecek ve hafif bir pantolon giyiniz.

Bahar ve yaz aylarında güneşten koruma faktörü en az 15 olan yüksek kalitede bir güneş kremi kullanınız. Güneşe maruz kalan tüm bölgelere, özellikle yüz, boyun ve ellere krem sürünüz. Güneş kremleri suyla çıkar. Eğer terliyorsanız ve özellikle yüzme sonrası kremi düzenli olarak yeniden uygulayınız.

Unutmayınız ki güneş ışınları bulutlu günlerde bile zararlı olabilir. Morötesi ışınların deniz, kum, kar ve betondan yansıması da güneş yanığına yol açabilir. Solaryuma asla gitmeyiniz. Benlere dikkat ediniz. Eğer bir benin renk değiştirdiğini veya sınırlarının düzensiz bir şekil aldığını fark ederseniz derhal doktorunuzla temasa geçiniz. Bağışıklık sistemleri baskılandığı için benlerde kanserleşme ihtimali transplantasyon hastalarında daha fazladır. Derinizi daima güneşten korumalısınız.

 

  1. TRANSPLANTASYON SONRASI YAŞAM

Eve Gidiş

Transplantasyon sonrasında eve gidiş genellikle mutlu ve duygusal bir olaydır. Ancak ilk haftalarda bu mutluluk hissine endişe ve hatta hafif bir depresyon eşlik edebilir. İyileşmenin haftalar süren bir süreç olduğunu anlamak büyük önem taşır. Hem siz hem de aileniz için, yeni yaşam biçimine alışmak biraz zaman alır; organ nakli ile yaşamak zaman gerektiren bir öğrenme sürecidir. Çoğu insan aktif olduğu taktirde, özellikle de uzun rehabilitasyon sürecini atlatmak için kararlı çaba gösterdiğinde bu durumun üstesinden daha iyi gelmektedir. Yaklaşık üç ay süren ilk hassas devrenin son bulmasıyla neredeyse bütün karaciğer nakli olan hastalar eski ve hastalık öncesi yaşamlarına geri dönerler. Nakledilmiş bir organla yaşayanları etkileyecek olası sorunlara rağmen, nakil geçiren hastaların çoğu normal bir yaşam tarzına yeniden kavuşurlar.

Perhiz ve Beslenme

Transplantasyon öncesinde uzun bir zaman hasta kaldınız ve muhtemelen çok kilo kaybettiniz. Bu yüzden, düzenli olarak yemek yemek, iyileşme döneminizin önemli bir kısmını oluşturur. Sağlıklı ve dengeli beslenme tekrar ayağa kalkmanıza yardım edecektir. Ne yazık ki kortizon kullananların neredeyse hepsinde yaşanan etkilerinden biri iştahta belirgin bir artıştır. Böylelik[1]le, kilo alma, birçok transplantasyon hastası için ciddi bir uzun dönem sorunudur ve kilonuz ile kan şekerinizi kontrol altında tutmak için az yağlı ve az şekerli bir perhize ihtiyaç duyabilirsiniz. İhtiyaçlarınızı karşılamaya yönelik dengeli bir perhiz sağlayacak bir yeme-içme planı oluştur[1]manıza yardım etmesi için beslenme uzmanına danışınız.

Perhiziniz aşağıdakileri içermelidir:

  • Meyveler
  • Sebzeler
  • Taneli tahıllar ve ekmekler
  • Az yağlı süt ve süt ürünleri ya da diğer kalsiyum kaynakları
  • Yağsız etler, balık, kümes hayvanları ya da diğer protein kaynakları

 

Beslenmenizde Dikkat Edeceğiniz Noktalar:

  • Her gün tartılın.
  • Öğün aralarında kek ve bisküvi gibi şekerli abur cuburlardan kaçının.
  • Acıktığınızı hissettiğinizde biraz meyve ya da sebze [düşük kalorili] yiyin.
  • Her gün yaklaşık iki litre sıvı almaya çalışın. Bu, böbrekleriniz için yararlıdır Vücudunuzdan atıkları atmaya yardım eder. Şişe suyu, bitki çayları, az yağlı pastörize süt ve meyve suları uygun seçeneklerdir.
  • Her zaman taze meyveleri yıkayın ve soyun.
  • Patates gibi toprakta büyüyen sebzeler her zaman soyulmalı ve kaynayan suda kaynatılmalıdır.
  • Sebzeleri düdüklü tencerede pişirmek, bunların içerdiği vitaminleri koruyacaktır ayrıca zaman ve elektrik tasarrufunun da iyi bir yoludur.
  • Pastörize olmayan sütten yapılmış peynir yemeyin küflü peynirlerden kaçının.
  • Süt, peynir, yağ ve yoğurt gibi ürünleri her seferde az miktarda satın alın; böylece taze tüketebilirsiniz. Kilonuz ile kan şekerinizi kontrol altında tutmak için az yağlı ve az şekerli bir perhize ihtiyaç duyabilirsiniz.

Tuz (Sodyum)

Kortizonların diğer bir yan etkisi de vücudunuzun tuz depolamasına neden olmasıdır. Bu, vücudun su tutmasına ve yüksek kan basıncına sebep olabilir. Tuz alımını kısıtlamalısınız. Bunun için;

  • Yemek pişirirken az tuz kullanın
  • Pişmiş yemeğe tuz eklememeye çalışın
  • Patates cipsi gibi tuzlu gıdalardan sakının
  • Konserve gıdalardan kaçının (bunlar genelde çok tuz içerirler)

Egzersiz

Fiziksel faaliyetler, vücudu olduğu kadar ruhu da canlandırır. Düzenli egzersizlere katılan hastalar bunun genel iyi olma duygusunu pekiştirdiğini ve çalışmak, eğlenmek ve kişisel ilişkiler için daha fazla enerjiye sahip olduklarını söylerler. Egzersiz aldığınız kiloları yakar, böylece kilonuzu kontrol altında tutmanıza yardım eder.

Araba Kullanma

Transplantasyonu izleyen ilk dört hafta içinde araba kullanmanız yasaktır.

Alkol

Alkol karaciğer tarafından parçalanıp karaciğer hasarlarına sebep olabileceği için kesinlikle alkollü içeceklerden uzak durmalısınız. Sigara Kullanımı Sigarayı kesinlikle bırakın! Sigara yalnız sizin için değil herkes için zararlıdır. Yardıma gereksinim duyuyorsanız, doktorunuza başvurunuz; o size gereken yardımı verecek ekiple tanıştıracaktır. Cinsel Faaliyet Başarılı transplantasyonlardan birkaç ay sonra, kendinizi yeteri kadar iyi hissettiğinizde cinsel faaliyetlerinize tekrar başlayabilirsiniz. Erkeklerin çoğu cinsel güçlerini tekrar kazanırlar ve kadınların çoğu ameliyattan birkaç ay sonra menstruasyon döngülerinin normale döndüğünü görürler. Bununla birlikte, bazı ilaçlar, cinsel fonksiyonu azaltabilir. Bir sorunla karşılaşırsanız, doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizden yardım isteyebilirsiniz. Soğuk algınlığı veya herkes gibi bir enfeksiyona sahip olmadığı sürece birini öpmek sorun yaratmaz. Her iki tarafın da cinsel birleşmeden önce ve sonra kendilerini su ve sabunla iyice yıkamaları önerilir.

Bağışıklığı baskılayıcı ilaçların bazıları doğum kontrol haplarının etkinliğini azaltması sebebiyle bu hapları kullanmanız tavsiye edilmez. Spiral gibi rahim içi araçlar da artan enfeksiyon riski yüzünden tavsiye edilmez. Prezervatifler hem enfeksiyonu hem de istenmeyen gebelikleri önlemenin en iyi yoludur. Diyaframlar da bir diğer seçenektir. Bu seçim hakkında kadın doğum uzmanına danışabilirsiniz.

Üreme

Hamile kalmadan önce en az bir ya da iki yıl beklemelisiniz. Gebelik öncesinde iyi bir karaciğer fonksiyonuna sahip olmanız, sizin ya da bebeğinizin sağlığını tehdit edebilecek herhangi bir hastalığınızın bulunmaması ve düşük dozda bağışıklığı baskılayıcı bir tedavi görüyor olmanız gerekmektedir.

Tatil

Ülkenin ya da dünyanın farklı yerlerine seyahat etmenizi engelleyecek hiçbir sebep yoktur; fakat sağduyunuzu kullanın ve pis gıda ya da suların bulanabileceği ve yetersiz sağlık koşullarının olabileceği yerlerden kaçının. Herhangi bir tatile çıkmadan önce seyahat planlarınızı doktorunuzla tartışın. Bütün gezi boyunca yeterli olacak kadar ilaç almayı unutmayın ve size ulaşılabilecek bir adres bırakın.

 

Ev Hayvanları ve Bitkileri

Artan enfeksiyon riski yüzünden ev hayvanları önerilmemektedir. Ancak birçok insan için bir ev hayvanını okşayabilmek ve ona bakabilmek iyileşme sürecini hızlandıran önemli bir faktördür. Balıklar, sürüngenler ve küçük kemirgenler en düşük enfeksiyon riskine sahiptir. Köpekler de diğer bir seçenektir ve kısa tüylü bir cinsi temiz tutmak daha kolaydır. Toksoplazmosis enfeksiyonu yüzünden kedilerden sakınılmalıdır ve kuşlar da Stafilokok bakterisi taşıdıkları için önerilmezler.

Eğer bir evcil hayvanınız varsa, onun dışkısı ile temas etmekten kaçınmalı ve kafesleri temizlerken lastik eldiven giymelisiniz. En iyisi, bu işi yapmasını başkasından istemektir. Hayvanınızın elinizi ya da yüzünüzü yalamasına izin vermeyiniz; fakat bu kazayla olursa bu bölgeyi hemen su ve sabunla yıkamalısınız. Hayvanınızın yapay kemik, oyuncak, yemek tası gibi gereçlerini temiz ve sizin eşyalarınızdan uzakta tutunuz.

Saksılı ev bitkileri toprak mikroplarından kaynaklanan enfeksiyon tehlikesi nedeniyle önerilmez. Yüksek enfeksiyon riski sebebiyle, transplantasyonun ilk yılı içinde bahçe, tarla ve toprak işleriyle uğraşmamalısınız.

Daha sonra bahçeyle az az uğraşabilirsiniz; fakat bitki dikimi ya da yaprak toplamak gibi işlerden sakınınız ve her zaman eldiven giyiniz.

Ev Temizliği

Banyo ve mutfağı özellikle de buzdolabını düzenli olarak temizlemelisiniz. Özel dezenfektanlar gerekmez. Normal ev deterjanları ve sıvı sabunlar yeterlidir. Diğer odalarda alışılageldiği gibi temizlenmeli ve yatak takımları haftada bir değiştirilmelidir.

 

  1. BAĞIŞIKLIĞI BASKILAYICI İLAÇLAR

Vücudunuz karaciğer dokusunun yabancı olduğunu fark eder ve bağışıklık sisteminiz bu işgalciye karşı saldırıya geçer. Bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar bağışıklık sisteminizin yanıtını zayıflatarak nakledilen karaciğerin reddine engel olur. Bununla birlikte, aynı zamanda, bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar sizi enfeksiyonlara karşı daha eğilimli kılarlar. Bu yüzden reddi engellemek ve enfeksiyona karşı yeterli savunmayı sürdürebilmek için çelişen gereksinimler arasında bir dengeye ihtiyaç duyulur.

Neyse ki nakledilmiş bir organı korumak için gereken bağışıklığı baskılayıcı ilaç miktarı ameliyat sonrasındaki ilk aylardan sonra düşer. Yine de bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar, transplantasyondan sonraki birçok yıl boyunca gereklidir ve hiçbir zaman doktorunuzun izni olmadan, dozları atlamamalı ve ilaç miktarını düşürmemelisiniz.

Tüm bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar bazı yan etkilere neden olabilmektedir. Doktorlar, bağışıklığı baskılayıcıları içeren bir kombinasyonun her bir ilacın yan etkilerini indirgerken, aynı zamanda ideale yakın bir bağışıklığı baskılama düzeyinin korunabildiğini saptadılar. Sonuç olarak, tedaviniz muhtemelen birkaç bağışıklığı baskılayıcı ilacın bir karışımını içerecektir. Bağışıklığı baskılayıcı [immunsupresif] ilaçlar transplantasyon ameliyatından sonra ömür boyu kullanılacaktır.

Hastaların bu ilaçlara karşı değişik reaksiyonlar vermeleri yüzünden, her bir bağışıklığı baskıla[1]yıcı rejim hastanın kişisel ihtiyaçlarına göre düzenlenir. Eğer diğer hastalar sizden farklı ya da daha çok veya daha az ilaç alıyorlarsa endişelenmeyin.

Aşağıda en yaygın bağışıklığı baskılayıcı ilaçların genel bir özetini bulacaksınız. Bu bilgi her ilacın tüm yönlerini kapsamaz ve daha başka sorularınız varsa doktorunuza ya da transplantas[1]yon ekibinize danışmalısınız. Çoğu insanın verilen tüm yan etkileri yaşamadıklarını ve zamanla dozunuzun azaltılarak daha az yan etki yaşayacağınızı unutmayınız.

Bazı bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar yaşam boyu kullanılırken bazıları sadece red dönemlerini tedavi etmek amacıyla kullanılırlar.

İLAÇLAR

CYCLOSPORİN-A: Kanınızda belirli bir düzeyde olmalıdır. Bu nedenle etkinliğini değerlendir[1]mek için her kontrolde kan düzeyi bakılır, sonuçlara göre dozuna karar verilir. Bu ilacın kapsül ve ampul formları vardır. Ülkemizde 100 mg ve 25 mg lık kapsüller şeklinde bulunmaktadır. Her gün aynı saatte alınır, bu nedenle 12 saat arayla alınmalıdır. Aç ya da tok karnına alınması fark etmez.

 

TACROLİMUS: Bağışıklık sistemini baskılar ve organ reddini önler. Bu ilacın kapsül ve ampul formları vardır. Bu ilacın 1 mg ve 5 mg kapsül formu ile tedavi planlanmaktadır. 12 saat arayla alınmalıdır. İlacın bol su ile tüketilmesi gerekmektedir. Kesinlikle greyfurt veya meyve suyu ile tüketilmemelidir. Aç karnına alınmalıdır. Yemeklerden 1 saat önce ya da yemekten 2 saat sonra alınmalıdır.

SİROLİMUS: Bağışıklık sistemini baskılar ve organ reddini önler. 1 mg tablet şeklinde bulunur. Günde 1 kez sabahları aç veya tok alınabilir. Bol su ile içilmelidir.

EVEROLİMUS: Bağışıklık sistemini baskılar ve organ reddini önler. Bu ilacın 0,75 mg ve 0,25 mg dozları vardır. Bu ilaç günde iki doz şeklinde planlanır, bu nedenle 12 saat arayla alınması gerekir. Aç veya tok alınabilir.

KORTİKOSTEROİD: Bağışıklık sistemini baskılayıcı etkisi vardır. Sabah saatlerinde alınması önerilir. Tok karnına içilmelidir. Bu ilacı kullanırken, tuzsuz beslenmeye dikkat edilmesi, kilo kontrolünün yapılması, beslenmeye dikkat edilmesi gerekmektedir.

MİKOFENOLAT MOFETİL: Bağışıklık sistemini baskılar ve organ reddini önler. Bu ilacın 250 mg ve 500 mg dozları vardır. 12 saatte bir olacak şekilde alınmalıdır. Doz azaltılması gerektiği zaman sadece ikiye bölünebilir, ezilmemelidir.

MİKOFNOLİK ASİT: Bağışıklık sistemini baskılar ve organ reddini önler. Mikofenolat mofetil ile benzer etkiye sahiptir ancak kesinlikle birbiri yerine kullanılmazlar. 360 mg ve 180 mg dozları vardır. 12 saat ara ile içilmelidir. Kesinlikle bölünmemeli ve çiğnenmemelidir.

 

Aşılar ve Toksoidler

Canlı Aşılar: Nakilli hastaların yaptırmaları önerilmez. Verem, kızamıkçık ve kabakulak aşıları bunlara örnektir.

Subünit Aşılar: Hepatit B ve grip aşısıdır. Nakilli hastaların yaptırmalarında sakınca yoktur. Fakat ameliyattan en az 1 ay sonra yaptırılması önerilmektedir.

Toksoid Aşılar: Tetanoz ve difteri aşılarıdır. Nakilli hastaların yaptırmalarında sakınca görülmemektedir.

 

  1. İLAÇ KONTROL LİSTESİ

Aşağıdaki kurallar bütün ilaçlara uygulanır:

  • İlaçlarınızı her gün aynı saatte alınız.
  • Daha iyi hissetseniz bile dozu hiçbir zaman kendi başınıza değiştirmeyin ya da kesmeyin.
  • Eğer kazayla önerilenden fazla bir doz alırsanız, doktorunuza hemen bildiriniz.
  • İlacınızın sadece sizin için olduğunu unutmayınız.
  • Etikette belirtilen son kullanma talimatından sonra hiçbir ilacı kullanmayınız.
  • İlacı alırken ortaya çıkan yeni ya da alışılmadık herhangi bir yan etkiden doktorunuzu ya da transplantasyon ekibini haberdar ediniz.
  • Doktorunuzun izni olmadan reçetesiz satılan ilaçlardan almayınız.
  • İlaçlarınızı serin, kuru, ışık almayan ve çocukların ulaşamayacağı yerlerde saklayınız.
  • Doktorunuz ya da eczacınız aksini söylemediği taktirde ilaçlarınızı buzdolabında saklamayınız.
  • Kimliğinizi ve kullandığınız ilaçları mutlaka yanınızda taşıyın.
  • İlaçları almayı unuttuğunuzda o dozu almış kabul edip sonraki ilaç saati geldiğinde doğru saat ve doğru dozda almaya devam edin. Kesinlikle bir sonraki dozu çift doz almayın.
  • Hafta sonları veya uzun tatillere gitmeden önce veya uzun seyahatlere giderken yanınızda yeteri kadar ilaç olduğundan emin olunuz.

 

  1. AMELİYAT SONRASI KOMPLİKASYONLAR

Önemli bir ameliyat geçiren tüm hastalarda ameliyat sonrası komplikasyon görülebilir. Transplantasyon hastalarının çoğunluğu ameliyattan sonraki ilk birkaç hafta içinde bazı komplikasyonlar yaşayabilirler, bu nedenle siz de birtakım problemlerle karşılaşırsanız endişelenmemelisiniz. Transplantasyon ekibiniz komplikasyonları azaltmak için ellerinden geleni yapacaklar ve ortaya çıkanları da hızla tedavi edeceklerdir.

Red (Rejeksiyon)

Transplantasyon ameliyatı sonrası ilk haftalar birçok hasta en az bir bazen de iki kez red atağı geçirirler. İlk başta hiçbir fiziksel red bulgusu olmayabilir; fakat, açıklanamayan hafif bir ateş ya da genel bir halsizlik gibi genel iyi olma hissinde küçük bir değişiklik fark edebilirsiniz. Aşağıdaki red bulgularının da bilincinde olmalısınız:

  • Yorgunluk, halsizlik
  • Karın ağrısı ya da hassasiyet
  • Koyu sarı/turuncu renkli idrar
  • Camcı macunu renkli dışkı
  • Karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluklar

Rejeksiyon Tedavisi

Redden şüphelenildiğinde, bu, genellikle bir karaciğer biyopsisiyle doğrulanır. Orta ya da ağır bir reddiniz varsa üç ardışık gün boyunca yüksek doz kortizon tedavisi başlanır [pulse steroid]. Bir hafta sonra tedavinin etkili olup olmadığını görmek için biyopsi yapılabilir. Eğer steroid tedavi[1]sinden sonra red hala mevcutsa, ya da kötüleşiyorsa veya kısa bir zaman sonra red tekrar ortaya çıkarsa, OKT3 veya ATG gibi daha güçlü bağışıklık baskılayıcı uygulanır. OKT3 tedavisinden bir hafta sonra, reddin kontrol altına alınıp alınmadığını anlamak için bir biyopsi yapılabilir. Neyse ki, artık yeni ve güçlü immunsupresif (Bağışıklığı baskılayıcı) ilaçlarla artık önlenemeyen red olayları pek yaşanmamaktadır.

Enfeksiyon

Organ reddini engellemek için bağışıklık sistemimizi baskılamak gereklidir. Fakat bu aynı zamanda vücudumuzun enfeksiyonla savaşma gücünü de zayıflatır. Ameliyat sonrası ilk dönemde soğuk algınlığı ve gribe daha yatkın olduğunuzu fark edeceksiniz.

 

Enfeksiyonu Önleme

Bizi çevreleyen dünya mikroplarla doludur ve potansiyel olarak enfeksiyöz organizmalarla olan temasımızı kısıtlama önemli olsa da bir fanus içinde yaşamamız gerekmez. Yaşam tarzınızı aşırı derecede kısıtlamadan sizin ve ailenizin enfeksiyon riskini düşürmek için alabileceğiniz basit önlemler vardır. Bunlar aşağıdakileri içerir:

  • Yeterince dinlenmek
  • Sağlıklı ve dengeli beslenmek
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak ve kilonuzu kabul edilebilir sınırlarda tutmak
  • Grip dönemlerinde kalabalık alışveriş merkezlerinden, tiyatrolardan, sinemalardan kaçınmak
  • Soğuk algınlığı ve nezle gibi etkin enfeksiyonları taşıyan kişilerle yakın teması azaltmak.
  • Tuvaletten sonra ve yemeklerden önce ellerinizi iyice yıkamak
  • Küçük kesik ve sıyrıkları hemen temizlemek ve bir yara bandı ile örtmek
  • Bahçeyle çiçeklerle, ya da diğer kirli işlerle uğraşırken eldiven giymek
  • Sigara içmemek Enfeksiyon Belirtileri
  • Bazen bir enfeksiyon engellenemez. Aşağıdakileri yaşıyorsanız hemen doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizle bağlantıya geçiniz:
  • Bir günden uzun süren 38 C 'nin üstündeki tüm ateşler (özellikle buna üşüme eşlik ediyorsa)
  • Diyare, bulantı, kusma ya da açıklanamayan baş ağrısı
  • Yorgunluk, iştahsızlık
  • Nefes darlığı, idrarda yanma, karın ağrısı
  • Deri veya göz renginizde değişiklik, deride döküntü, yutkunurken ağrı ve zorluk

 

Anormal Böbrek Fonksiyonları

Bazı hastalarda siklosporin (Sandimmun) ve takrolimus (Prograf) tedavileri anormal böbrek fonksiyonlarına sebep olabilir. Böbrek fonksiyonlarında bir kötüleşme üre ve kreatin düzeyleri ile kolayca ölçülebilir. Bu iki atık ürün, siklosporin veya takrolimus düzeylerindeki yükseklik yüzünden böbrek yetersiz çalıştığında, anormal düzeylere yükselir. Bu yan etkiler çoğu zaman dozla ilişkilidir ve genellikle doz azaltıldığında kontrol altına alınır. Anormal böbrek fonksiyonla[1]rının anlaşılması zor olabilir, fakat geceleri idrara aşırı düzeyde çıktığınızı ya da sürekli yorgun hissettiğinizi fark ettiğinizde veya yeterli sıvı almamıza rağmen idrar miktarınızda belirgin azalma oluyorsa doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizle bağlantıya geçiniz.

Diyabet

Diyabet, kanınızdaki şeker oranında artıştır. Uzun vadede diyabet böbrek yetersizliği, körlük, dolaşım bozuklukları ve kol ve bacaklarda duyu kaybına yol açabilir. Aldığınız bazı bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar diyabete sebep olabilir. Aşağıdakilerden herhangi birini fark ederseniz doktorunuz ya da transplantasyon ekibinizi haberdar ediniz:

  • Artan susuzluk
  • İdrara çıkma sıklığında artış
  • Bulanık görüş
  • Bilinç bulanıklığı

Kilo vererek, dikkatli bir perhizi sürdürerek ve düzenli egzersiz yaparak kan şekeri düzeyinizi düşürebilirsiniz. Oral bir anti-diyabetik ilaç veya insülin enjeksiyonu gerekli olabilir. Eğer sizde diyabet ortaya çıkarsa, bu sorunla başa çıkmak için özel bir tedavi göreceksiniz.

Yüksek Kan Basıncı (Hipertansiyon)

Yüksek kan basıncı ve kalp hastalıkları insanlar yaşlandıkça daha sık görülen yaygın rahatsızlıklardır. Kan basıncınız almak zorunda olduğunuz bazı ilaçların bir yan etkisi olarak yükselebilir. Eğer yüksek kan basıncı tedavi edilmeden bırakılırsa kalbi zayıflatabilir ve kan damarlarının yağlanmasına sebep olabilir. Bu yüzden kan basıncınızı kontrol etmek için ilave ilaçlar almak zorunda kalabilirsiniz. Ayrıca, idrar çıkışınızı arttırmak ve vücudunuzdan istenme[1]yen fazla sıvıları atmak için doktorunuza danışarak bir diüretik (İdrar söktürücü) alabilirsiniz. Kan basıncınızı kontrol etmek için ilave ilaçlar almak zorunda kalabilirsiniz. Yaşam tarzınızı düzenlemek de kan basıncınızı düşürmeye yardım edebilir. Stresten kaçınmayı deneyin, az tuzlu bir perhiz izleyin, sigarayı bırakın ve düzenli olarak egzersiz yapın.

Kanser

Tüm bağışıklığı baskılayıcı ilaçlar, kanser oluşma riskini hafifçe arttırabilirler, özellikle B-hücre [bir tür beyaz küre] lenfoması. Bağışıklığı baskılayıcı ilaç kullanan herkes için kanser ortaya çıkma olasılığı mevcuttur ama bu risk küçüktür (%3'ten küçük). Transplantasyon hastalarında deri kanserinin ortaya çıkma olasılığı daha fazladır. Bu yüzden kendinizi güneşten koruyacak önlemler almalısınız.

Nörolojik Komplikasyonlar

Siklosporin ve takrolimus uykusuzluk, kâbus ya da karışık rüyalar gibi uyku bozukluklarına sebep olabilir. Kendinizi sinirli hissedebilir ve ani ruh hali değişiklikleri yaşayabilirsiniz. Bazı hastalar konsantre olma ve hatırlama güçlüğü çeker. Ellerinizin titrediğini ya da ellerinizde ve ayaklarınızda bir karıncalanma hissi olduğunu fark edebilirsiniz. Bu yan etkiler genellikle ameliyattan kısa bir süre sonra ortaya çıkar ve ilaç dozu düştükçe azalır.

Psikiyatrik Sorunlar

Transplantasyon hastalarının ilk heyecanın bitmesiyle endişelenmesi ve depresif olması alışılmadık bir şey değildir. Görünüşteki değişiklikler bazı hastaları, özellikle kadın ve çocukları rahatsız edebilir. Transplantasyon ameliyatından sonra hayatınızın eskisi gibi olmayacağından ve özürlü ya da şekli değişmiş olmaktan korkabilirsiniz. Bu, aile içinde sorunlara ya da gerilime neden olabilir. Eşiniz ya da aileniz için özel ihtiyaçlarınızı anlamak zor olabilir. Evdeki hayatınızı ayarlamakta size ve ailenize yardımcı olmak ve sonunda sizi, işe veya okula dönmeye hazırlamak için danışmanlık hizmetleri bulunmaktadır. Bu tür hizmetler hakkında doktorunuza ya da transplantasyon ekibinizle bağlantıya geçmelisiniz; böylece, bu tip problemler engellenebilir ya da çözülebilir.

Yaşam Kalitesi

Hayatınızda bazı değişiklikler yapmak zorundasınız, her gün ilaçlarınızı almak ve hastaneye olağan poliklinik ziyaretleri için gitmek gibi. Yine de transplantasyon hastalarının çoğunluğunun, yaşam kaliteleri transplantasyon öncesi durumlarına kıyasla çok daha iyidir. Birçok insan için, nakledilmiş bir organ onlara ikinci ve değerli bir yaşam imkânı vermiş ve yeni bir başlangıcı simgelemiştir.

Transplantasyon Ekibinizle İletişim

Bütün size bakan doktorların transplantasyonunuzun, aldığınız ilaçların ve sağlıklı kalmak için almak zorunda olduğunuz önlemlerin bilincinde olduğundan emin olun. Tıbbi ayrıntılarınızın yanlışsız ve güncel kaydını tutun: kan basıncı, nabız, ilaçlarda veya dozajda değişiklik, küçük enfeksiyonlar ve tedavileri, her tür yeni belirti ya da yan etki mutlaka kaydedilmelidir. Vücudunuzu iyi tanıyın ve değişiklikleri doktorunuza söyleyiniz. Tıbbi ayrıntılarınızın yanlışsız ve güncel kaydını tutun

 

 

 

Beni Hatırlamak İçin

Gözlerimi; gün ışığını, bir bebeğin yüzünü, bir kadının gözlerindeki sevgiyi görmemiş bir adama verin.

Kalbimi; kendi kalbi ona acı vermekten başka bir şeye yaramayan birine verin.

Kanımı; bir otomobilin enkazı altından çıkarılmış olan gence verin. Verinki torunlarının oynadığını görene dek yaşayabilsin.

Böbreklerimi; haftadan haftaya yaşaması makineye bağlı olan birine verin.

Kemiklerimi; alın ve sakat bir çocuğun yürümesinin yolunu bulun.

Eğer bir şeyleri gömmeniz gerekiyorsa, hatalarımı, kusurlarımı, insanlara olan önyargılarımı gömün. Günahlarımı şeytana, ruhumu Allah’a verin.

Eğer yeri gelir de beni hatırlamak isterseniz, bunu size ihtiyacı olan birine yardım ederek yapın.

Eğer tüm bu isteklerimi yapıyorsanız ben sonsuza dek yaşayacağım.

Robert N. Test

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu sayfada, tedavi edici sağlık hizmetiyle ilgili bilgiler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.