Medical Point App
Medical Point Mph App Store
İndir

Sağlık Rehberi

HCT (Hematokrit) Nedir? Düşüklüğü ve Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

Tam kan sayımı (hemogram), genel sağlık durumunun değerlendirilmesinde en sık kullanılan laboratuvar testlerinden biridir. Bu test kapsamında ölçülen HCT (hematokrit) değeri, kandaki kırmızı kan hücrelerinin toplam kan hacmi içerisindeki oranını ifade eden önemli bir parametredir. Hematokrit değeri; kansızlık, sıvı dengesi, kemik iliği fonksiyonları ve bazı kronik hastalıkların değerlendirilmesinde yol gösterici bilgiler sunmaktadır. Bununla birlikte HCT sonucunun tek başına tanı koydurucu olmadığı, mutlaka hastanın klinik durumu ve diğer laboratuvar bulgularıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiği kabul edilmektedir.

HCT yüksekliği veya HCT düşüklüğü birçok farklı nedenden kaynaklanabilmektedir. Bazı durumlarda geçici fizyolojik değişikliklerden etkilenebilirken, bazı durumlarda altta yatan ciddi hastalıkların habercisi olabilmektedir. Bu nedenle hematokrit değerinin normal sınırların dışında olması halinde kendi kendine değerlendirme yapılmaması ve uzman hekim görüşü alınması önerilmektedir.

Bu içerikte HCT nedir, HCT normal değeri kaç olmalıdır, HCT düşüklüğü ve HCT yüksekliği ne anlama gelir gibi en sık merak edilen sorular, bilimsel kaynaklar doğrultusunda ele alınmaktadır.

Hct (Hematokrit) Nedir?

HCT, İngilizce "Hematocrit" kelimesinin kısaltması olup Türkçede hematokrit olarak adlandırılmaktadır. Hematokrit, kandaki eritrositlerin yani kırmızı kan hücrelerinin toplam kan hacmine oranını yüzde olarak göstermektedir. Eritrositler, içerdiği hemoglobin sayesinde akciğerlerden alınan oksijenin dokulara taşınmasını sağlamaktadır. Bu nedenle hematokrit değeri, vücudun oksijen taşıma kapasitesini dolaylı olarak yansıtan önemli göstergeler arasında yer almaktadır.

HCT değeri, tam kan sayımı sırasında otomatik hematoloji analizörleri tarafından hesaplanmaktadır. Günümüzde birçok laboratuvar bu değeri eritrosit sayısı ve ortalama eritrosit hacmi (MCV) üzerinden hesaplayarak raporlamaktadır.

Tek başına HCT sonucuna bakılarak kesin tanı konulması mümkün değildir. Değerin yorumlanabilmesi için hemoglobin (HGB), eritrosit sayısı (RBC), MCV, MCH, RDW gibi diğer hemogram parametrelerinin de birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir. Ayrıca hastanın yaşı, cinsiyeti, gebelik durumu, yaşadığı rakım, kullandığı ilaçlar ve mevcut hastalıkları da hematokrit sonucunu etkileyebilmektedir.

Ulusal Sağlık Enstitüleri (NIH) ve PubMed'de yayımlanan çalışmalar, hematokrit değerinin özellikle anemi, polisitemi, kronik böbrek hastalıkları ve kemik iliği hastalıklarının değerlendirilmesinde önemli bir biyobelirteç olduğunu göstermektedir.

Hct Normal Değeri Kaç Olmalıdır?

HCT normal değeri; yaş, cinsiyet, gebelik durumu ve laboratuvarın kullandığı analiz yöntemine göre küçük farklılıklar gösterebilmektedir. Bu nedenle değerlendirme yapılırken laboratuvar raporunda belirtilen referans aralıklarının esas alınması gerekmektedir.

Yetişkin erkeklerde hematokrit değeri genellikle yüzde 41 ile yüzde 53 arasında normal kabul edilmektedir. Kadınlarda ise bu aralık çoğunlukla yüzde 36 ile yüzde 46 arasında değişmektedir. Çocuklarda büyüme dönemine bağlı olarak referans değerler farklılık gösterebilmektedir. Yenidoğanlarda ise hematokrit seviyesi erişkinlere göre daha yüksek olabilmektedir.

Gebelik sürecinde dolaşımdaki plazma hacmi arttığından hematokrit seviyesinde fizyolojik bir düşüş görülebilmektedir. Bu durum çoğu zaman doğal kabul edilmekle birlikte, belirgin düşüklüklerde demir eksikliği veya gebeliğe bağlı gelişebilecek diğer durumların araştırılması önerilmektedir.

Laboratuvar sonucunun referans aralığının biraz üzerinde veya altında olması her zaman ciddi bir hastalık bulunduğu anlamına gelmemektedir. Kesin değerlendirme yalnızca hekim tarafından yapılmalıdır.

Hct Düşüklüğü Ne Anlama Gelir?

HCT düşüklüğü, kandaki kırmızı kan hücrelerinin oranının normal seviyelerin altında olduğunu göstermektedir. En sık karşılaşılan nedenlerden biri anemidir. Ancak hematokrit düşüklüğünün altında farklı hastalıklar veya fizyolojik nedenler de bulunabilmektedir.

Demir eksikliği anemisi, dünya genelinde hematokrit düşüklüğünün en yaygın nedenleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında B12 vitamini eksikliği, folik asit eksikliği, kronik böbrek hastalıkları, kemik iliği hastalıkları, romatizmal hastalıklar, kronik enfeksiyonlar ve bazı kanser türleri de HCT seviyesinin azalmasına neden olabilmektedir.

Yoğun adet kanamaları, mide veya bağırsak kanamaları, travmalar ve cerrahi operasyonlar sonrasında gelişen kan kayıplarında da hematokrit değeri düşebilmektedir. Ayrıca gebelik döneminde görülen fizyolojik kan hacmi artışı nedeniyle de HCT seviyesinde hafif azalma görülebilmektedir.

HCT düşüklüğüne bağlı olarak halsizlik, çabuk yorulma, nefes darlığı, baş dönmesi, dikkat dağınıklığı, çarpıntı ve ciltte solukluk gibi belirtiler ortaya çıkabilmektedir. Ancak bazı kişilerde belirgin şikâyet görülmeyebilir ve düşüklük yalnızca rutin kan tahlili sırasında fark edilebilir.

Hematokrit düşüklüğü saptandığında ferritin, serum demiri, B12 vitamini, folik asit, retikülosit sayımı ve gerektiğinde periferik yayma gibi ek testlerden yararlanılabilmektedir. Böylece altta yatan neden daha doğru şekilde belirlenebilmektedir.

Hct Yüksekliği Ne Anlama Gelir?

HCT yüksekliği, kandaki eritrosit oranının normal sınırların üzerine çıkması anlamına gelmektedir. Bu durum bazen geçici nedenlere bağlı gelişebilmekte, bazen ise altta yatan önemli hastalıkların belirtisi olabilmektedir.

En sık görülen nedenlerden biri dehidrasyondur. Kusma, ishal, aşırı terleme veya yetersiz sıvı alımı sonucunda plazma hacmi azalırken eritrosit oranı göreceli olarak artmakta ve hematokrit değeri yüksek ölçülebilmektedir.

Sigara kullanımı da HCT yüksekliğine neden olabilen önemli faktörlerden biridir. Sigara nedeniyle kandaki oksijen düzeyinin azalması, kemik iliğini daha fazla eritrosit üretmeye yönlendirebilmektedir. Benzer şekilde yüksek rakımda yaşayan bireylerde de oksijen basıncının düşük olması nedeniyle hematokrit seviyelerinde artış görülebilmektedir.

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), uyku apnesi ve bazı doğumsal kalp hastalıklarında da uzun süreli oksijen eksikliği gelişebildiğinden eritrosit üretimi artabilmektedir.

Daha nadir görülen nedenlerden biri ise polisitemi vera adı verilen kemik iliği hastalığıdır. Bu hastalıkta kemik iliği normalden fazla eritrosit üretmekte ve hematokrit değeri belirgin şekilde yükselebilmektedir. Tedavi edilmediğinde pıhtı oluşumu gibi ciddi komplikasyonların gelişme riski artabilmektedir.

HCT yüksekliği bulunan kişilerde baş ağrısı, baş dönmesi, görme bulanıklığı, yüzde kızarıklık, kulak çınlaması ve kaşıntı gibi belirtiler görülebilmektedir. Ancak her yüksek hematokrit sonucu hastalık anlamına gelmediğinden klinik değerlendirme mutlaka uzman hekim tarafından yapılmalıdır.

Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Bu sayfada, tedavi edici sağlık hizmetiyle ilgili bilgiler yer almamaktadır. Tanı ve tedavi için lütfen doktorunuza danışın.